20 Kasım 2020 Cuma

Tabut II

Ölümü getirdiler koydular önümüze,
Ayağımızın ucuyla itiverdik.
Korkumuzdan değil, 
Biz bu dünyaya çivi çakmaya geldik

Tabut I

Gıcırdayan kurtlu bir tabutta
İki metre kareye gömülen umutlarım
Yıllar sonra
Bir selvi boyunda arz edecek

Bekliyorum

Bekliyorum
Saat kulesinin önünde
Bire bir kala
Koşuşturuyor
Ayağında parlak iskarpin
Avucumdaki heyecanım yelkovanın peşinde
Çocuksu huylar içimde
Bekliyorum

18 Ekim 2020 Pazar

Babam

Babam

Bulut yüklü koca dağım

Selam

Uyan

Buradayım

Eteklerinden buz gibi sular içmeye geldim

De hele nicesin

Babam

Derya yüreklim

Yağ artık

Avuç açmış bekleşirim

Adanmışım, yoldaşım

Uyan

Buradayım

Katre olup canına can katmaya geldim

Gayrı düğümlendi nefesim

De hele nerelerdesin

Akıtmadın gözlerinden incileri

Etmedin ses babam

Kirli kirli dertlerle nasıl da bembeyaz kaldın

Kanatlarımı kara tabuta mıhladılar

Gönlümün cılız tepelerini susuzluğa kodular

Soldurdular, kınadılar

Yoruldum

De hele nasıl dayanayım

Atam

Yoldaşım

Selam

Uyan artık

Buradayım


20 Eylül 2020 Pazar

Duruş

Bekliyorum
Saat kulesinin önünde
Bire bir kala
Koşuşturuyor
Ayağında parlak iskarpin
Avucumdaki heyecanım yelkovanın peşinde
Çocuksu huylar içimde
Bekliyorum

4 Eylül 2020 Cuma

Bir Eylül Meselesi

Bir Eylül meselesiydi tüm bu yaşananlar.
Güneşin hafif karaya çalmış yağmur bulutlarının arkasına saklanması.
Bulutların zayıflamaya başlamış güneşle köşe kapmaca oynayarak dalga geçmesi
Koca koca perdelerin sıcaktan nefret eden bedenime derin taze bir nefes aldırması
Esen meltemin son noktasının bir tutam ağarmış saçım olması
Hışırdayan yaprakların selamı; rüzgarın dilinden mai göklere salması
Dikilmiş pencereye; elimde dumanı rüzgara karışmış kahvemde yere ilk süzülen yaprağın tadı
Sonrası yağmurun toprak kokusuna vefası.

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Ne Bekleyebilirdik Ki Geri Kalanlardan

Ne bekleyebilirdik ki geri kalanlardan,
Bi avuç toprak,
Baş ucuna kara bi selvi?
Ha duymadım!
İncik boncuk,
Bi sepet incir,
Bi de küçük semaver.
Cigaramı da yakıver!