Derdest olmuş nefesim,
Prangalar takılmış ruhum,
Zindana atılmış düşüncelerim,
Üzerinde veletlerin tepiştiği hislerim;
Hepsi birden benim,
Ben, beni var edene sahip olamayan.
Her nefesimde can çekişiyorum,
Tüm bilinmeyenler bir olmuş,
Gırtlağıma yapışmışlar, böğrüme böğrüme indiriyorlar yumruklarını.
Ötekiler boş durur mu, ellerine aldıkları paslı metallerle koşuyorlar ruhumun peşinden,
Benim ruhum çelimsiz, üflesen yorulacak cinsten,
Koşamaz öyle uzaklara, zorluk görmüşlüğü mü var sanki çocuğun?
Sevmez öyle zora gelmeyi,
Dağda bayırda nefes nefese çöker kalır kendi bataklığının derinliklerine,
Çırpınır durur ki iyice bata.
Ne için mahkum edilmiştim ki ben?
Ne için bekler dururdum dört duvarın içinde?
Maphus muydum?
Ne istemişlerdi daha kendini bile ifade edemeyen garip düşüncelerimden?
Suçluymuşum, düşüncelerimin elleri kana bulanmış, hesap verecekmişim,
Ayağıma giren taşa hesap soramayan ben, caniymişim.
Durdurun dünyayı, dönmesin!
Güneş batmasın, çiçekler boynu bükük kalmasın, salın!
İnsanlık katrenin içinde boğulmasın!
Ellerinde şekerlerle koştura koştura geldi veletler,
Kokusunu almışcasına kuruldular baş köşeye,
Şekerleri atıp hislerimi kemirmelerinden anlamalıydım,
Bu veletler o çocuklar değiller,
Kimdiler, neydiler, ne istediler?
O kadar çoktu ki bilinmeyenler,
Bendeki beni işgal ettiler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder