zıngıldak

20 Kasım 2020 Cuma

Yaşamın Biri Bin Para

›
Ellere dizlerinde Hayata ekmek diye bakan Bir demet gülü servet edinmiş Kara toprağın kara kadını Her demetinde ayrı bir çocuk gizli Her bir...

Tabut II

›
Ölümü getirdiler koydular önümüze, Ayağımızın ucuyla itiverdik. Korkumuzdan değil,  Biz bu dünyaya çivi çakmaya geldik

Tabut I

›
Gıcırdayan kurtlu bir tabutta İki metre kareye gömülen umutlarım Yıllar sonra Bir selvi boyunda arz edecek

Bekliyorum

›
Bekliyorum Saat kulesinin önünde Bire bir kala Koşuşturuyor Ayağında parlak iskarpin Avucumdaki heyecanım yelkovanın peşinde Çocuksu huyla...
18 Ekim 2020 Pazar

Babam

›
Babam Bulut yüklü koca dağım Selam Uyan Buradayım Eteklerinden buz gibi sular içmeye geldim De hele nicesin Babam Derya yüreklim Yağ artık A...
20 Eylül 2020 Pazar

Duruş

›
Bekliyorum Saat kulesinin önünde Bire bir kala Koşuşturuyor Ayağında parlak iskarpin Avucumdaki heyecanım yelkovanın peşinde Çocuksu huyla...
4 Eylül 2020 Cuma

Bir Eylül Meselesi

›
Bir Eylül meselesiydi tüm bu yaşananlar. Güneşin hafif karaya çalmış yağmur bulutlarının arkasına saklanması. Bulutların zayıflamaya başlamı...
›
Ana Sayfa
Web sürümünü görüntüle

Hakkımda

Fotoğrafım
zingildak
Vertigo dediğin şey olmadık zamanda insanın konforunu bozar, zıngıldatır. 15 yıl sonra tekrar blog yazmaya karar vermiş, sitenin ismi ne olsun diye düşünürken ufak bir denge kaybı ve baş dönmesi yaşadım, ve blog zıngıldayıverdi. 80’li yılların sonuna doğru imiş dünyaya düşüşüm. Yörük Karalının Abdül’ün torunuyum. Çocukluğum duvar diplerinde kırmızı toprak yiyerek, kuzu peşinde kara lastik giyerek geçti. Büyüdük, kocaman adam olduk artık. Ve kendi sanatımızı insanlık için icra ediyoruz. İnsan neden yazmalı veya paylaşmalı pek bilmem, bildiğim şey yazdıklarımın “Hıh deyip burnumdan düştüğüdür.“.
Profilimin tamamını görüntüle
Blogger tarafından desteklenmektedir.